Pakistan’ı İran savaşında kilit güç haline getiren Teksaslı şirket

22 Nisan 2026 12:15

Pakistan’ı İran savaşında kilit güç haline getiren Teksaslı şirket

Pakistan’ı İran savaşında kilit güç haline getiren Teksaslı şirket
?v=1
ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapan Pakistan’ın bugün büyük bir milli gurur kaynağı olarak kabul ettiği bu durum, Teksaslı bir lobicilik şirketinin yıllar süren kulis manevralarının sonucu yaşandı.
Bugün Pakistanlılar için büyük bir milli gurur kaynağı olarak görülen ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapılması, tesadüfen ortaya çıkmadı. Bu durum, Teksaslı bir lobicilik şirketinin yıllar süren kulis manevralarının sonucu yaşandı. Aynı kuruluş, 2025 yılında Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir’i ABD Başkanı Donald Trump ile aynı odada bir araya getirmeyi başarmıştı. Yaklaşık yüzde 96-97’si Müslüman olan ülkede pek çok kişi için bu anın önemi, beklenmedik bir şekilde ortaya kondu. İslamabad’da İran ile ABD arasındaki görüşmelerin başladığı 11 Nisan tarihinin içinde bulunduğu hafta boyunca birçok Pakistanlı, sosyal medya hesaplarında "Ne mutlu barışı sağlayanlara" ifadelerini içeren İncil ayetini paylaştı.
Pakistan, uluslararası arenanın merkezine taşınmadan önce geçtiğimiz yıl Oval Ofis’te benzeri görülmemiş bir görüşme gerçekleşmişti. Bir ülkenin seçilmiş başbakanı görevdeyken, ABD Başkanı bir kara kuvvetleri komutanı ile baş başa görüşmüştü. Trump-Munir görüşmesi kesin surette Pakistan’daki güç merkezleri arasında bir çekişme olduğuna işaret etmezken, ülkenin Beyaz Saray içinde ne kadar etkili kanallar bulduğunu ortaya koydu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermeye yönlendiren kişi, lobi firması Linden Strategies’in başındaki isim olan Stephen Payne olarak öne çıkmıştı.
Washington’da ölçülü methiyeler ve dikkatli bir iletişim stratejisi ile birlikte gelen bu benzeri görülmemiş erişim, mevcut durumda küresel sahnede büyük getiriler sağlamaya başlıyor. Bugün İslamabad, İran’da devam eden savaşı çözmeye yönelik diplomatik çabaların tam merkezinde yer alıyor ve yüksek riskli barış müzakerelerinde başlıca kolaylaştırıcı rolünü üstleniyor. Kısa süre evvel India Today, "Payne’in Trump’ın Afganistan konusundaki söylemlerini ve Beyaz Saray’a yönelik kripto paraya olumlu yaklaşan teklifleri şekillendirme konusunda görünmez bir ele sahip olduğu düşünülüyor. Hint lobiciler ise artık sonuç üretme konusunda baskı altında" ifadelerini kullandı.

Washington DC’de Pakistan için çalışmak kolay değil
28 Şubat’tan bu yana Pakistan’ın barış çabaları, Donald Trump tarafından düzenli bir şekilde övgüyle karşılandı ve Başbakan Şahbaz Şerif konuşma dahi yapmadığı Antalya Diplomasi Forumu’nda adeta bir yıldız gibi öne çıktı. Şerif’in dünyanın dikkatini üzerine çekme sebebi ise hükümetinin müzakerelerin tam merkezinde yer alması oldu.
Uluslararası toplumun tamamı, küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle gelişmeleri giderek daha fazla endişe içerisinde yakından izliyor. Fakat Pakistan’ın vazgeçilmez bir ara bulucu olarak öne çıkışı, bir gecede gerçeklemedi. Kökleri derinlere uzanan temas ağları ve aniden ortaya çıkan diplomatik başarıların arkasında, yıllar boyunca çeşitli Pakistan başbakanları, ABD başkanları ve generallerle birlikte çalışarak ABD-Pakistan ilişkilerine ilişkin anlatıyı sessizce şekillendiren Houston merkezli bir şirket bulunuyor. Washington DC’de Pakistan’ı temsil etmek, her iki ülkedeki köklü yerleşik algıların oluşturduğu meseleler nedeniyle zorlu bir mücadele. 2025 yılı Temmuz ayında Gallup&Gilani tarafından Pakistan’da yapılan bir ankette Pakistanlılara en sevdikleri ülke sorulduğunda, halkın sadece yüzde 1’i ABD’yi seçti. 2025 yılı Şubat ayında yapılan Gallup Dünya Meseleleri Anketi ise Amerikalıların yüzde 81 ila 84’ünün Pakistan’a olumsuz baktıklarını ortaya koydu. Bu durum, ülkeyi Gallup küresel sıralamasında Kuzey Kore, İran, Rusya ve Afganistan ile birlikte "dipteki beş" içinde konumlandırdı.
Hükümetin lobicilik faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olan bir Pakistanlı gazeteci, "Pakistan, genel olarak lobicilik faaliyetleri konusunda Hindistan kadar iyi ve cömert olmadı. Hükümet, hiçbir zaman Hindistan’ın yaptığı kadar harcama yapmış değildir" dedi.

Nasıl başladı?
Linden Strategies şirketi ile Pakistan arasındaki hikaye, 11 Eylül saldırıları ile küresel jeopolitik dengelerin değişmesinden hemen önce başladı. Payne, dönemin Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref için doğrudan çalışmaya ve ABD ile ilişkilerde hayati bir arka kanal vazifesi görerek Pakistan’ın menfaatlerini temsil etmeye başladı. Şirket, "Team Eagle" olarak bilinen bir grup aracılığıyla 2001 yılı Haziran ayında İslamabad’da resmi bir sözleşme imzaladı.
11 Eylül saldırılarının bölgeyi krize sürüklemesinin ardından daha önceden kurulmuş olan bu ilişki, kritik bir öneme ulaştı. Payne’in şirketi, ABD’nin Pakistan’a yönelik 5 yıllık 3 milyar dolarlık büyük bir yardım paketinin sağlanmasını mümkün kılan müzakerelere destek verdi. Şirket, Clinton döneminde uygulanan ekonomik ve askeri yaptırımların kaldırılmasında önemli rol oynadı ve nihayetinde Pakistan’ın 2004 yılında NATO dışı önemli müttefik statüsü elde etmesinin önünü açtı. Bu değerli statü, F-16 savaş uçakları, C-130 nakliye uçakları ve muharip helikopterler dahil olmak üzere erişimi sınırlı olan askeri teçhizata ulaşma imkanı sağladı. Bu arka kanal diplomasisinin değeri, İslamabad’ın gözünden kaçmadı. Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, Ocak 2006 tarihli bir mektupta Payne’e şahsen teşekkür ederek şunları yazdı:
"11 Eylül 2001 sonrasında her iki ülkenin karşı karşıya kaldığı zorluklar, bizi daha da yakınlaştırdı. Bu süreçte belirleyici bir rol oynadınız."

Müşerref’in açtığı telefon
Türkiye Today’a konuşan Payne, 30 Aralık 2001’de Pervez Müşerref ile yaptığı panik dolu telefon görüşmesini canlı bir şekilde hatırladığını anlattı. Müşerref, Hindistan’ın kara harekatı başlatması durumunda, "Hindistan’a karşı nükleer silah kullanmaya hazır olduğunu" söylemişti. O dönemde Hindistan, Pakistan sınırına yaklaşık 700 bin asker yığmıştı ve bu Hindistan Parlamentosu’na yapılan ve Hindistan’ın sorumluluğunu hızlı bir şekilde Pakistan’a yüklediği saldırının ardından gerçekleşen büyük çaplı bir askeri hareketliliği temsil ediyordu. "Müşerref, benden Hindistan’ın sınırı geçmesi durumunda nükleer silah kullanan ilk taraf olacağını (eski) Başkan Bush’a özellikle iletmemi istedi. Başkan Bush’un Ulusal Güvenlik Konseyi’nin üyelerinden biriyle temasa geçtim. Bush, 7 saat içinde Müşerref’i aradı."
Payne, sonradan Müşerref’e böylesine kritik bir bilgiyi iletmek için neden resmi kanallar yerine kendisini tercih ettiğini sordu. Müşerref’in gerekçesi pragmatikti: "Bu kestirme bir yoldu. Bir ABD büyükelçisini devreye sokmak, diplomatik yazışmalar ve resmi evrak süreçlerinden oluşan yavaş bir süreç başlatacaktı. Müşerref, bu bürokrasinin mesajın mutlak ağırlığını yansıtmayı başaramayacağını düşünmüştü.

Kara listeden kurtuluş
Pakistan’ın sivil ve askeri yönetiminde yıllar içinde çehreler değişmiş olsa da Teksas merkezli stratejik danışmanlık şirketine olan güven değişmedi. 2020 yılında eski Başbakan İmran Khan döneminde Pakistan, ciddi bir mali ve diplomatik krizle karşı karşıya kaldığında bununla başa çıkmak için Linden Government Solutions devreye alındı. Pakistan, yasa dışı finansmanı denetleyen mekanizmalar tarafından belgelendirilmiş 27 ayrı eksiklik nedeniyle Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Yönelik Mali Eylem Görev Gücü’nin (FATF) kara listesine alınmanın eşiğine gelmişti. Linden, Pakistan’ın bu noksanlıkları sistematik bir şekilde ele alarak sıfıra indirmesine yardımcı oldu. Sonuç, kilit önemde bir mali başarıydı. Bu şekilde Pakistan sadece kara listeye girmekten kurtulmakla kalmadı, aynı zamanda FATF’nin gri listesinden tamamen çıkarıldı ve ülke ekonomisi ağır uluslararası bankacılık kısıtlamalarından kurtulmuş oldu.
Pakistan’ın Obama ve Biden yönetimleri sırasında sorunlar yaşadığını kabul eden Payne, "Her iki yönetim de Pakistan için sorunlu oldu. Sorunlar geniş kapsamlıydı. Harp akademisi eğitimi için ABD’ye gelen Pakistanlı askeri yetkililerin sayısını bile azalttılar. İlişkilerde bu tür bir gerileme, beklenildiği üzere iletişim sorunları oluşturur" dedi.

Sindoor Harekatı ve Trump-Munir görüşmesi
İvme, 2024’te Team Eagle Consulting’in ordu bağlantılı bir düşünce kuruluşu olan İslamabad Siyasi Araştırma Enstitüsü (IPRI) ile kapsamlı bir anlaşma imzasıyla hız kazandı. Bu anlaşma, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) kritik bir kredi sağlanmasına odaklanıyor ve Hindistan hükümetinin yoğun karşı lobi faaliyetlerine rağmen Pakistan’ın FATF gri listesinin dışında tutulmasını garanti altına almayı ve agresif siyasi savunuculuk faaliyetlerinin başlatılmasını hedefliyordu. Bu süreç, bölge medyası tarafından stratejik bir ustalık hamlesi olarak görülen bir sonuca ulaştı. India Today’in 2025 yılı Ağustos ayındaki bir sayısında Payne’in "Özellikle Sindoor Harekatı sırasında Washington DC’deki İslamabad algısını yönlendirme konusunda kilit rol oynadığı" ve bu çabanın "(Hindistan Başbakanlık Ofisi) Sağ Blok’u telaşlandırdığı)" ifade edildi. Şirket ayrıca Pakistan’ın Donald Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermesini desteklemek için de ağırlığını koydu. Bu hazırlıklar, 2025 yılında Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Munir ile Başkan Trump arasında gerçekleşen görüşmeye zemin hazırladı. Bu baş başa zirve, yüksek düzey güven göstergesi olarak yorumlandı ve Pakistan ordusunu Beyaz Saray ile doğrudan bir iletişim hattı haline getirdi.

İran barış görüşmeleri
Payne, yıllarca ortaya koyduğu çalışmaların Pakistan’ı ABD-İran görüşmelerinde diplomasinin merkezine yerleştirdiğini savunuyor. Ankara merkezli İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Serhan Afacan ise, "İran’ın diplomasi için Pakistan’ı bir mekan olarak kabul etmesinin nedenlerinden biri, Pakistan’ın hem Çin hem de ABD’deki karar alıcılara farklı kanallar üzerinden ulaşabilmesi. Her ne kadar bu çok fazla konuşulan bir konu olmasa da, Pakistan’ın Washington’da güçlü bir nüfuzu var. Pakistan’ın Çin ile güçlü ilişkileri de ayrıca önemli" ifadelerini kullandı.
Linden Strategies, daha önce Libya ve Letonya gibi ülkeler için üst düzey diplomatik süreçler yönetmiş olsa da mevcut durumda İslamabad ile yürüttüğü çalışmalar nihai bir sınamayla karşı karşıya. Bu tarihi müzakereler ilerledikçe, sonuç yalnızca bölgesel devlet yönetimi becerilerine değil, aynı zamanda İslamabad ve Washington arasındaki arka kanallara da bağlı olacak. Şimdilik Pakistan, diplomasi masasındaki yerini sağlamlaştırmış durumda ve bu bir ülkenin jeopolitik nüfuzunun çoğu zaman dünyanın başka bir yerindeki özel aktörler tarafından sessizce inşa edildiğini hatırlatıyor.
Etiketler :
Yorumlar (0)
Hava Durumu
+7
°
C
H: +
L: +
Konya
Çarşamba, 04 Aralık
7 Günlük Hava Tahmini
Pe Cu Ct Pz Pt Sa
+ + + + + +10°
-2° -1° + +