İşçilerin haklarını gasp etmek için başvurulan prim hilesi, sahte istifa ve bordro oyunları mahkemeden ağır bedellerle geri dönüyor. İşte en yaygın işveren hileleri...
Türkiye’de çalışma hayatında birçok işveren, kıdem ve ihbar tazminatı ödememek veya vergi/sigorta yükünden kaçınmak amacıyla çeşitli yöntemlere başvuruyor. Hukukçular, işçilerin karşılaştığı bu yasadışı uygulamaların mahkeme süreçlerinde işveren aleyhine sonuçlandığını vurguluyor.Türk Yapımı
Maaş Oyunları ve Sigorta Eksikliği
En yaygın yöntemlerin başında, gerçek maaşın yüksek olmasına rağmen SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması geliyor. Ayrıca çalışanın fiilen 30 gün çalışmasına rağmen, sigortasının 10-15 gün gibi gösterilmesi veya fazla mesai ücretlerinin bordro oyunlarıyla ödenmemesi, işçilerin en büyük mağduriyet kaynakları arasında yer alıyor.
"Baskıyla İmzalatılan Dilekçe Geçersizdir"
İşe giriş esnasında boş kağıda imza attırılarak sonradan doldurulan istifa dilekçeleri veya ibranameler, işçi haklarını elinden alamaz. Avukat Enes Şenay, baskı altında alınan hiçbir belgenin hukuki geçerliliği olmadığını belirterek, işçilerin bu konuda gönüllerinin rahat olması gerektiğini ifade ediyor.
Tazminat Gaspına "Kod-29" Tuzağı
İşverenlerin tazminat ödememek için en çok başvurduğu yöntemlerden biri de çalışanları Kod-29, 42 veya 50 gibi yüz kızartıcı suçlamalarla işten çıkarmaktır. Ancak mahkemeler, tek taraflı tutulan tutanakları ve gerçeği yansıtmayan çıkış kodlarını kabul etmiyor. Mahkemeler, giriş-çıkış yapılarak kıdem süresinin sıfırlanması gibi hileli işlemleri de iptal ediyor.