Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, fon soruşturması çerçevesinde yaşanan gelişmeler hakkında değerlendirmelerini paylaştı. Süreç başlamadan önce çeşitli uyarıların gündeme geldiğine dikkat çeken Kalaycı, denetim ve gözetim mekanizmalarının zamanında harekete geçip geçmediğinin netleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Fonlarda ortaya çıkan sorunların bir anda yaşanmış gibi görünmesine rağmen öncesinde çeşitli işaretlerin bulunduğunu savunan Kalaycı, yargı kararları, uluslararası endeks kuruluşlarının değerlendirmeleri ve bazı şikâyetler aracılığıyla gündeme gelen uyarıların ardından hangi adımların atıldığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
"Kimin sorumluluğu varsa hesabını vermeli”
Piyasaların düzenlenmesi, denetlenmesi ve gözetilmesinden sorumlu kuruluşların süreçteki görevlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirten Kalaycı; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) başta olmak üzere ilgili kurumların sorumluluklarının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Fiili dolaşım oranı düşük hisselerde ekonomik verilerle açıklanamayacak fiyat değişimlerine karşı hangi önlemlerin alındığının ortaya çıkarılmasını isteyen Kalaycı, ilgili uyarıların ve şikâyetlerin nasıl ele alındığının, tartışmalara konu olan fonlara likidite sağlayan işlemlere izin verilip verilmediğinin de açıklanması gerektiğini kaydetti.
Kısa süre içerisinde gerçekleştirilen işlemlerle elde edildiği iddia edilen haksız kazançların, fonlardan yapılan yüksek tutarlı para çıkışlarının ve yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirten Kalaycı, sorumluluğu tespit edilen kişilerin hesap vermesi gerektiğinin altını çizdi.
"Küçük yatırımcı korunmalı”
Fon soruşturmasında, fiili dolaşımdaki pay oranı düşük hisseler üzerinden piyasa dolandırıcılığı yapıldığı iddialarının öne çıktığını belirten Kalaycı, yüz binlerce vatandaşın birikimlerinin zarar görmesine neden olduğu ileri sürülen işlemlerin bütün yönleriyle incelenmesi çağrısında bulundu.
Haksız kazanç elde edildiğinin belirlenmesi hâlinde gerekli hukuki işlemlerin yapılması gerektiğini ifade eden Kalaycı, mağdur durumdaki yatırımcıların zararlarının giderilmesi için de adım atılmasını istedi.
Soruşturma kapsamında yargı ve denetim çalışmalarının sürdüğünü hatırlatan Kalaycı, MHP olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Türk adaletine güvendiklerini dile getiren Kalaycı, adaletin doğru ve hızlı biçimde sağlanmasını beklediklerini söyledi.
Şüpheli işlemlere yapay zekâ ile erken müdahale önerisi
Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve küçük yatırımcıların korunmasının MHP'nin ekonomi programındaki öncelikli hedeflerden olduğunu belirten Kalaycı, şeffaflık esasına dayanan, yenilikçi ve etkili biçimde denetlenen bir mali piyasa sisteminin kurulması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik göstergelerle açıklanamayan fiyat hareketlerinin ve haksız kazançların önüne geçilmesi için yapay zekâ destekli bir otokontrol sistemi oluşturulmasını öneren Kalaycı, olağan dışı durumlarda yetkililerin kararını beklemeden devreye girerek şüpheli işlemleri durdurabilecek bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğunu savundu.
Kalaycı, bu tür bir sistemin sermaye piyasalarındaki risklerin erkenden belirlenmesine ve yatırımcıların korunmasına yardımcı olabileceğini kaydetti.
Kariyer meslek mensuplarının özlük haklarının iyileştirilmesini istedi
Kalaycı, sermaye piyasalarının denetiminde görev yapan uzman, murakıp, müfettiş ve denetçilerin özlük haklarında yaşanan gerilemenin, bu personelin kamu kurumlarından ayrılmasına neden olduğunu belirtti.
Başta SPK, BDDK ve Vergi Denetim Kurulu olmak üzere çeşitli kurumlarda personel eksikliği yaşandığına dikkat çeken Kalaycı, kariyer meslek mensuplarının özlük haklarının vakit kaybedilmeden iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kalaycı'dan ekonomi ve güven vurgusu
Gerekli önlemlerin alınması ve düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle sermaye piyasalarının güvenilirliğinin ve etkinliğinin artırılabileceğini ifade eden Kalaycı, Türkiye ekonomisinin sağlam temellere dayandığını ve finansal sistemin güçlü bir yapıda olduğunu belirtti.
Açıklamasının sonunda Türkiye'deki huzur ve güven ortamının korunmasının önemine değinen Kalaycı, sosyal medyada yayılan iddialar ve paylaşımlar karşısında resmî açıklamaların dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin dirlik ve düzeninin her türlü siyasi değerlendirmenin üzerinde olduğunu vurgulayan Kalaycı, istikrarı, güvenliği, huzuru ve toplumsal kardeşliği hedef alan girişimlere izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
Kaynak: Haber Merkezi




