Ülkemiz, devlet adamlığı yönünden altın çağını yaşıyor. Eskiden siyaset vaatler verilerek yapılırdı. “Enflasyon düşecek, işsizlik sorunu çözülecek…” Hatta iki anahtar vaat edilip, insanların anahtarlığa muhtaç duruma geldiği günleri yaşadık. Şimdilerde ise siyasette projeleri konuşuyoruz. Hal böyle olunca tüm dünya bizi ilgiyle izliyor. Çünkü biliyorlar ki, Türkler proje ürettiler mi; yeni bir çağın açılmasına vesile olacak dünya projesi üretir. O birilerine göre, işin en kötü yanı ise, kendi projelerinde Türkler ancak; aracı, asker, hamal, köprü olabilir. Ama asla projenin başında olamaz. Belki de bu yüzden “2023” projesi bazı ülkeleri derinden etkiledi. Çünkü onların düşlerinde Cumhuriyetin yüzüncü yıl dönümü, bir dönemin sonlanış dönümü idi. Asra yemin etmişlerdi. Asırlara sığmayan “vel asr” diyen asra inanan milyonlarca yüreği unutarak… Bir asırlık sevdayı, bir günde bitireceklerdi. Onlar başrol, Türkler ise ancak figüran olabilirdi. Birde onların “2048” projesi vardı. Ancak onlar, kuruluş yıldönümlerinde pasta keser, kutlama yapardı. Kim havai fişekle kutlama yaparsa yapsın; onların kutlamalarında gökyüzünden yağmur gibi bomba yağardı. Söndürdükleri mumların binlercesi kadar, ocaklar söner; pastadan en büyük payı onlar alırdı… Neyse başkalarının projesini bırakıp tekrar kendimize dönelim. Her ne kadar, yerel ve görsel basınımız önemini anlamasa da Hatta bir kalkınma hamlesine, su kenarı yapılanmaya, bağlasalar da 2023 projesi ülkemizin yeniden diriliş, mücadelesidir. Her hareketi ve tavrıyla, bu projeyi en iyi anlatan devlet adamı Sayın Ahmet Davutoğlu’nun sadece şu sözleri çok iyi yorumlandığında binlerce makale, şiir, hatta kitap çıkar. Bakınız Sayın Davutoğlu 2023 projesini ne kadar güzel özetliyor. ”Türkiye, 21. Yüzyılda uluslararası ilişkilerin insani yan ve yönlerinin de olduğunu bütün dünyaya göstermektedir. Kuzey Afrika’dan, Balkanlara, Kafkasya-Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar bölgesindeki tüm gelişmeleri takip eden değil belirleyen yönlendiren bir güç olarak Türkiye, kendisine biçilen “bölgesel güç” tanımının dışına taşarak küresel bir güç olduğu gerçeğini kanıtlamaktadır. “ Ne mutlu ki sayın bakanımızın dediği gibi, ülkemize biçilen elbise artık dar gelmektedir. Dünya liderliğine kendini hazırlayan ülkemiz ise, şimdilerde fazla dillendirilmese de; asıl hedef olan Fetih projesine ustalık döneminde hazırlık yapmaktadır. Bence “2023” mührün vurulduğu prova tarihi,2053 ise dünya liderliği elbisesinin giyildiği tarihtir. Fetih projesi, sadece tablet bilgisayarlara bilgilerin sığdırıldığı, sığ bir Milli Eğitim projesi değil; Her alanda fethe inanan devlet adamlarının anlamlı yürüyüşüdür. Sadece alt kümeye bakıp, evrensel kümeyi göremeyenlere duyurulur. Fetih Projesine yönelik düşüncelerimizi ise yeni yazılarımızda paylaşmaya devam edeceğiz.