Tanıtım Elçileri Derneğine Veda…
Sevinç fazla süremedi. Tanıtım Elçileri Derneği adında bir dernek kurduk. Fotoğrafçı arkadaşları bir araya toplayalım. “Konya’mız için bizimde yapacak bir şeylerimiz vardır” dedik ve bir nisan şakası gibi bir dernek kurduk. Kuruluşumuz bir nisana denk düştü
Dernek kurmadan önce çevre gezilerimiz olurdu. Giderdik günü birlik, bazen iki günlük gittiğimiz de oldu. Çok güzel fotoğraflar çektik. Sonuçta bizler yetişkin insanlarız, hobi olarak bu fotoğraf uğraşısını edindik. Fotoğraf, dostluk arkadaşlık demektir. Farklı kültürleri bir noktada buluşturabiliyor. Ama bunun kıymetini bilmeyen insanımız… Ben bu dernekte varsam her şey benim denetimimde olacak mantığını öne çıkarıyor.
Eee, böylece çatışmalar başlıyor, asıl amaç ortadan kayboluyor ve sen, ben davasına dökülüyor. Kalpler kırılıyor. Huylu huyundan vazgeçmiyor. Hani çocukluğumuzda oyunlar oynarken bütün oyuncakları önüne toplayıp ben bunları kimseye vermem diye mızıkçılık yapan çocuklar gibi…
Neyse biz çocukların mızıkçılığına gülüp geçeriz ya… Yaradan bizim bu hallerimize bakıp acaba neler diyordur ki!... Yanlışmış; güvenmek yanlış, özverili olmak yanlış, karşılık beklemeden insanların hizmetinde olmak yanlış, sözleri doğru kabul edip peşine düşmek yanlış, dostluğuna güvenmek yanlış, arkadaşlığına güvenmek yanlış daha bir çok yanlışın içinde bir doğru buldum o da benim bu insanlarla bir arada olmam; yanlışmış.. Kurduğumuz derneğin içinde mutlaka yürekli, temiz, dürüst, samimi, dernekte bulunma amacının dışına çıkmadan sorumluluğunun bilincinde olan kişiler de var. Onları tenzih ederim.
Hoşgörü haftası geldi. Şeb-i Arus heyecanı sardı bütün Konya’yı. Tanıtım Elçileri Derneği fotoğrafçı üyelerinin sema gösterilerinde fotoğraf çekebilmeleri için Kültür Müdürlüğüne müracaatımız oldu. Beş adet fotoğrafçı kartı derneğimiz için tahsis edildi. Ayrıca ayaküstü diyebileceğimiz türden Konya İl. Kültür Müdürlüğü Yardımcısı Mehmet Bey ile sohbet ettik.
Fotoğrafçı Dernekleri hakkında geçmiş yıllarda yaşadıkları olumsuz izlenimleri paylaştı. Bu konudan oldukça rahatsızdı. Kuracağım cümle aşağı yukarı onun kurduğu cümle “Hocam fotoğrafçılar arasında rekabet var, bu rekabeti bir dereceye kadar anlarım. Adam geliyor, “Reha Bilir’den başka fotoğrafçı yok mu Konya’da” diye soruyor. Ben de soruya soru ile cevap veriyorum. “Siz proje getirdiniz de biz olmaz mı” dedik. Her Şeb-i Arus’da fotoğrafçı kartları dağıtırız. Adam dernek adına kart alıyor ve bunlarla kaynanasını, gelinini sema izlemeye getiriyor. Biz bu seviyedeki derneklere hizmet için çırpınıyoruz.
Size daha farklı bir şey söyleyeyim hocam. Bizim verdiğimiz fotoğrafçı kartının kopyasını yaptırarak Şeb-i Arus törenlerine katılanlar var. Bunlar bizi üzüyor. Lütfen paylaşın. Hepimiz Konya için varız ve Konya’da bu tür kepazelikler yaşanmamalı” dedi, ne dediği ve neden dediği konusunda herkes düşünmelidir.
Fotoğrafçılık bir hobidir. Fotoğraftan para kazanmak sanıldığı kadar kolay değildir. Herkesin kolayca ulaşabileceği teknik imkânlar her yerde var. Böyle olunca fotoğraf dernekleri kalite sunmak zorundalar. Sebebine gelince herkesin fotoğraf makinesi olduğu bir yerde siz fotoğrafa özel anlam katıyorsanız bunun teknik, donanım, estetik bilgilerini kazanmalısınız. Aksi hale sobacı çırağından farkımız olmaz. Yeri gelmişken anlatalım: Bir dul kadın çocuğum meslek öğrensin diye sobacının yanına çırak olarak vermiş. Çocuk üç gün sobacı dükkânına gitmiş ve annesine ben artık sobacı dükkânına gitmeyeceğim demiş. Annesi neden diye sorunca.
-Anne ya sacı alıyorlar, üzerine metre koyuyorlar ölçüp makasla kesiyorlar ve bir aletle istenilen büyüklükte büküyorlar v.s anlatmış. Annesi iyi öyle ise gitme yat bakalım demiş. Ertesi günü usta çırağın evine uğramış ve hayırdır yenge çocuk hasta falan mı dün işe gelmedi demiş. Kadın oracıkta çocuğun kendisine anlattığını anlatmış… Bunun üzerine şaşkına dönen usta “vay bee! ne çocukmuş ya” demiş. Hem kendisi öğrenmiş hem de anasına öğretmiş.” Bu fıkrada anlatıldığı gibi fotoğraf makinesini her eline alan hemen fotoğrafçı oluyor. Bu işin bir ölçüsü yok. Sen oldum dersen olmuş oluyorsun. Ama bu arada kalite dibe vuruyor. Vesselam…
Bu gün bu dernekler de bu türden adamlar çoğalınca bizim artık buralarda durmamızın bir anlamı da kalmadı. Biz sobacı çırakları ile bu işlerin yürüyeceğine pek inanmıyoruz.
Not: Tanıtım Elçileri Derneği Başkan yardımcılığı görevimden ve bana tevdi edilen görevlerden ayrıca Tanıtım Elçileri Derneği üyeliğimden gördüğüm lüzum üzerine istifa ettim.