Yaz ayları gelende, düğün dernek çok olur
Yaz geldi, geçiyor. Temmuz sıcaklarını yaşadık kapıda Ağustos sıcakları var. Hastaneler yaz sarhoşları ile dolu. Güneş çarpması en büyük tehlikedir. Özellikle çocuklar; Öğle güneşinde dışarı fırlayan çocukları bekleyen en büyük tehlike güneş çarpması. Böyle durumlarda ilk önce yapılacaklar arasında tuzlu ayran içirmek var ve mümkünse soğuk su ile duş aldırmak geliyor. Hastanelere götürülmesi de gerekir. Sıcaktan dolayı beyin damarlarında meydana gelecek çatlamalar beyin kanamasına sebep olabiliyor ve ardından sevdiklerimizden ayrılmak zorunda kalıyoruz.
Bu arada Ramazan ayı geldi mutlu, gelişi şekerden tatlı, nice canlar erişmedi, erişen canlara ne mutlu… Çocukluğumuzdan beridir bu dörtlük hiç aklımdan çıkmaz.. Konya camilerinde bir mahyanın olmayışı hiçte hoş değil. Bir Tane dahi olsa biz onunla avunurduk. Ama bildiğim kadarı ile yok. Buda eleştiri konusu.
Ramazan Geceleri eğlencesi adı altında Ramazan-ı Şerif ibadeti ile ilgili olmayan birçok eğlenceye yer veriliyor olması doğru değil.
Siz bu yazıyı kahvaltı başında bir cumartesi sabahında okurken biz Zeki Oğuz ile birlikte Hadim/Taşkent/Avşar yaylasında olacağız. Biz Toroslar’ın kucağına kaçıyoruz. Bu sıcaklarda yapılacak olan en güzel aksiyon(Etkinlik) yaylalara gitmek ve orada eğlence çeşitliliğini artırarak hem bol oksijenli bir tatil geçirmek hemde güneşin insan üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilerinden kurtulmak için ideal bir seçim olarak düşünüyorum.
Bilemiyorum, bizim eskilerde; bizim gibi tatil moduna girerler miydi? Bize Avrupai tarzda bir tatil yapma alışkanlığı popüler kültürün bir dayatması olarak ortaya çıkıyor. Biz tatil denilince neden sahili düşünürüz? Bunun gerekçesi nedir. Anadolu’da yaz ayları geldiğinde herkes kendi kopup geldiği köyüne, kasabasına, beldesine dönebilire. Hem sıly-ı rahim yapmış olur hemde çok güzel bir tatil gerçekleştirmiş olur.
Bizim köyümüz, kasabamız, beldemiz de hiç kimsemiz yok diyorsanız. Yeni bir tatil seçeneği olarak bu tür ihtiyaçlara cevap veren turizm seçenekleri de yok değil. İnternet bir dolaşmak yeterli…
Hırsızlık olaylarında yaz aylarında artış olur. Buna dikkat etmek lazım. Dün biz, Başımıza gelen ve iki haftadır yazdığımız açıkta hırsızlık olayı ile ilgili asayiş hırsızlık masasından üç polis kardeşimizle kamara incelemesine gittik. Kamerada görüntüler var. Umuyoruz kısa sürede sonuçlanır ve hırsızlık yapanlar cezalarını çekerler. Bu arada bize her konuda desteğini esirgemeyen dostlara da teşekkür ediyoruz.
Düğünlerimiz malum Temmuz, Ağustos ve Eylül ayının uğraşlarındandır. Düğünlerimiz oldukça çeşitlendi. Farklı düğün seçenekleri mevcut. Dualısı, Mevlitlisi, Çalgılısı, Sazlısı, Sözlüsü, Solunda yapılanı, Bahçede yapılanı daha adını sayamadığımız bir çok çeşidi var. Öyle ki bazı çevresi geniş insanlar düğünden düğüne yetişmek için hafta sonları koşuşturan insanlar var. Ne demiş büyükler ölümde çevre ile düğünde çevre iel yapılır. Ancak şehir trafiğini altüst eden ve kuralsızlığımızda eklenince ortaya çok ciddi kaos çıkaran düğün konvoylarından vaz geçmemiz gerekmektedir. Kırmızı ışıkta konvoydan kopmamak için fırlayan arabalara büyük kazalara sebebiyet vermektedir.
Herkese kazasız belasız bir hafta sonu diliyorum.