Sabahın ilk ışıkları ile yazımı düzene koymaya çalışıyorum. Yazacak o kadar çok şey var ki hangisinden başlansam, hangisini siz okurlarımla paylaşsam diyorum. Biz yinede sergilerden gezilerden söz edelim. Günlük politikanın dışında kalalım. Bizim yazılarımız hastanede doktor beklerken, sıra beklerken, Hapishane önlerinde görüş beklerken, bir iş yerinde, pastane, öğretmen evi gibi yerlerde okuyucu ile buluşacağından onlara hem hoş vakit geçirmek hemde olup bitenden haberdar etmek için yazıyorum.
Geçtiğimiz Pazar Tuz Gölüne gittik. Konya’da yaşayıp da Tuz Gölünü görmeyeniniz varsa çok şey kaybediyor demektir. Tuz Gölü Konya İli Cihanbeyli İlçesi sınırları içinde Konya merkeze takriben 200 km mesafede bir Tuz Gölüdür. Burada teknik bilgi verecek değilim. Burada tuzun oluşumunu izlemek ayağımız tuzlu suya sokmak ve o doyumsuz Tuz Gölü manzarasını yaşamak umuyoruz en kısa zamanda görmeyenlere de nasip olur.
Bizler Tanıtım Elçileri Derneği olduğumuz için Tuz Gölü’nün gün doğuşu ve gün batışının ortaya koyduğu yansımaları çekmek büyük bir keyif oldu gün doğuşunu çekme fırsatımız olmadı ama gün batışı çok harika idi.
Tuz gölü girişinde Tuz Müzesine gittik. Girişte araba parkı ücretsiz lavabolar 1(Bir) Türk Lirası. Ayrıca çay için kafeterya açmışlar self servis ve çayın bardağı 1 (Bir) Lira idi. Hizmet standardında gözle görülür bir gelişme yok iken, fiyatlardaki bu anormal değerler bizim dikkatimizi çekti. Tuz müzesi ismi gerçekten çok güzel bir imaj oluşturuyor insan zihninde ama oraya vardığınızda hediyelik eşya satan büyükçe bir yerden başka bir şey bulmanız zor. Ancak kıyıdan duz gölüne kadar olan mesafede vücut bakımı ile ilgili tabelalar konmuştur. Ümit ediyoruz ki Tuz Müzesi adına yakışır bir şekle getirilir. Lavaboyu 1 (Bir) TL yapmak değil marifet görselliği ve içini dolduracak bilgi ve beceriyi ortaya koymaktır. Bu şekli ile yapılanlar çok da doğru değildir.
Haftaya Sergi Var
Bir başka konuda M1 Halk Arsındaki adı ile Real’de Temmuz ayı içinde bir fotoğraf sergisi açacağız. Bunun da hikâyesini kısaca anlatıyım. Geçtiğimiz aylarda Cihanbeyli Kuşça Beldesini ziyaret ettik. Dernek, olarak Belediye Başkanı İsmet Karaca’nın konuğu olduk. İsmet Karaca bize çay ikramında bulundu ardından sözü hemen Kuşça’nın yanındaki vadiye getirdi. Bu vadideki yeryüzü oluşumu tıpkı Kapadokya da ki gibi olduğunu söyledi. Konya Merkeze 130 km mesafede bir yer. ama yeterince tanınmadığı için çalışma yapmak gerektiğini söyledi. Bizler de bu konuda bir fotoğraf sergisi önerisinde bulunduk.. Tamam dedi ve orada 50 Çarpı 70 Ebadındaki bir fotoğraf arkası forestli olacak kaça mal olur dedi ve ben oracıkta İstanbul da ki Baskı merkezini aradım ve aldığımız fiyatı kendisine duyurduk. Tamam, hocam dedi. Siz başlayın neye ihtiyacınız olursa bana söyleyin dedi. Ben bu konuda bir sözleşmenin daha yerinde olacağını söyledim. İhtiyaç olanların neler olduğunu bir kâğıda yazdı ve imzaladı.
Biz fotoğrafçılar kendi imkânlarımız ile Kuşça’ya iki kere fotoğraf çekmeye gittik. Bu fotoğraflardan 50 adet baskı için hazırlık yaptık. Bu arada Belediye Başkanı İsmet Karaca bir kez olsun aramadı. Neyse biz aradık. Son kez fotoğrafları görün baskıya gönderelim dedim. Çünkü Real deki organizasyon yetkilisi beni aradı ve 16 Temmuz 2011 Cumartesi Günü saat 16.00 da açılacak olduğunu hatırlattı. Tabiî ki de söz vermiştik. Hemen Kuşça Belediye Başkanı İsmet Karaca ile birkaç gün evvel görüşmüştük son karar sergiden bu yıl vazgeçmiş olmaları idi. Önümüz de ki yıl şenlik yapmayı planlıyorlarmış; İsmet Karaca söz vermenin namus kadar önemli olduğunu sanırım kavramamış. Toplumları ayakta tutan itibardır. İtibar nasıl kazanılır herkes bilir.
Biz gelelim M1 deki bize verilen 16-23 Temmuz 2011 Tarihleri arasında nasıl bir sergi yapalım sorusuna cevap bulmaktı. Karaman Belediye Başkanı Kamil Uğurlu’yu aradık Geçtiğimiz 23 Nisan 2011 de Karaman’da “Karaman’da Tarihten Bize Kalan Yaşam Alanları Fotoğraf Sergisi” açmıştık bu sergiyi burada açarız fikri doğduğunu söyledim ve Başkan da uygun buldu. Nitekim haftaya Sergimizdeyiz , bekleriz efendim.