Seçim yazısının ardından, kısa bir mola verdim yerel gündeme, ancak www.rotahaber.com, haber portalındaki yazılarım ise devam etti bu süreçte…
Neredesin, hasta mısın, sağ mısın, merak ettik, babından arayan tüm dostlarıma ve sevenlerime de hassaten teşekkür ediyorum…
Buradayım…
Hiç kimse;
Üzülmesin / sevinmesin,
Çekinmesin / rahatlamasın,
Sıkılmasın / gevşemesin…
Cenab-ı Allah, kudret ve müsaade verdikçe, doğrunun yanında, yanlışın karşısında olmaya devam edeceğim…
Kendimi bildim bileli, “inandığım değerler” uğruna hep bir mücadele içindeyim, Allah şahittir ki; savaşmaktan da yorulmadım, yorulmam da, belki de bu benim hayat tarzım, yaşam şeklim…
Gerekirse ricat ederim, lüzumluysa ateşkes yaparım, ihtiyaçsa uzlaşırım, ama neticesinde sevdamdan da, davamdan da asla, kat’a vazgeçmem…
Beni etkileyecek veya yamultacak, eğecek, bükecek ya da söz geçirecek bir güç yok, kula kulluk kitabımda yazmaz, “yalnızca Allah’a hesap veririm”…
Yeri gelirse Dadaloğlu gibi; “Ferman Padişahınsa, dağlar bizimdir”…
Veya Köroğlu’nca; “Selam olsun Bolu beyine(!) der, dağlara yaslanırım…
Ya da Sultan Fatih’in hitabeti üzere; Kale burçları toprak ve taştan değil, saf demirden de olsa, öfke ve kahır ateşiyle onları eritir, yumuşatırım…
Çünkü ben varlığımı, Hakk’ın kelamını yüceltmeye ve Resulün sünnetini diriltmeye adadım…
Bilenler bilmeyenlere…
Duyanlar duymayanlara…
Görenler görmeyenlere, anlatsın…
Anlatsın ki, herkes hesabını kitabını ona göre yapsın, atacağı adımı da ölçsün / biçsin…
Artık anlayana…