İçerisinde bulunduğumuz seçim öncesi bu aylar biz gazeteciler içinde çok kritiktir. Çünkü yazınızda haberinizde dile getireceğiniz bir isim ile ters köşe olmanız sizin önce okurlarınız sonra da kamuoyunda inandırıcılığınız konusunda çok ama çok önemlidir. Başkalarını bilemem ama bu iş benim için böyledir.
Tabii bizimde 33 yıllık gazetecilik hayatımızın özellikle son beş altı yılında kendimizi aktif habercilikten biraz olsun çekip köşemizde ağır yerel yazarlığa vermemiz ile manevi sorumluluğumuzu da artırmış oluyoruz.
İnanın bu durum vicdanımızda bizi fazlası ile mesul hale getiriyor. İşte geçtiğimiz Cuma günü Antalya’dan gelen bir telefon ile Selçuk Üniversitesi Rektörü Süleyman hocanın siyaset ile ilişkilendirilmesi beni bu yazıyı yazmaya mecbur etti.
Antalya’dan arayan gazeteci dostum Süleyman Hoca’nın AK Parti Antalya’dan milletvekili adayı olup olmadığını soruyordu?
Allah Allah Süleyman Hoca, AK Parti ilk anda kulaklarıma inanamadım. Ama bu siyasetti. Siyasette de olmaz diye bir şey yoktu. Yeri gelir politikada siyah beyaz, beyaz da siyah olurdu. Ne yalan söyleyeyim ilk anda bende şaşırmıştım. Ama bu dostumuzla konuştukça işin bir dedikodu olduğunu anlamaya başlamıştım.
Sonra hafta sonu kendi çapımda bizde biraz dedikodu yaptık. Doğrusu işin aslı astarı yoktu. Bizi bilen biliyor ama yazı konumuz bazı isimler ile ilişkilendirilince bizi çok iyi bilmeyenler çok kötü dedikodular yapabiliyorlar. Rektör Süleyman Hoca daha genç bir doktor iken mahalle komşumuz idi. O günden bugüne köprünün altından çok sular aktı. Süleyman Hoca alanında en son noktaya yani zirveye çıktı ve rektör oldu. Biz hala dostuz. Ama Süleyman hocanın gazetecilik adına bize fısıldadığı birkaç haberin dışında bana tek bir şahsi faydası olmamıştır. Olamazda. Haa zararı oldu mu?. Çoooook. Onu da ancak yaşayan bilir. Hani aramızda konuşuruz şakalaşırız yaa. Vallahi de billahi de manevi anlamda ben Süleyman Hocamdan çok alacaklıyım.
Süleyman Hoca ve siyaseti hiç birbiri ile yan yana getiremiyorum. Yinede Süleyman Hoca siyaset yapamaz demiyorum. Yapar. Aslanlar gibi yapar. Ama onun siyaseti ile günümüzün siyaseti birbiri ile örtüşmez. Hem biraz şahsi kanaatimi biraz da duyumlarımı söyleyeyim. Sayın Rektörümüze CHP Genel Merkezi milletvekili adaylığı konusunda son iki dönemdir çok sıcak bakıyor. İster Konya olsun isterse Antalya. Ama yine son olarak çok da net olarak söylüyorum ki Rektör Süleyman Hoca’nın bugün için siyasetle uzaktan yakından ilgisi yok. Ama tekrar altını çiziyorum. Bunun adı siyaset. Yarın ne olur onu bilemem.
VE DOĞAN GİTTİ
Ben yazılarımı genelde sabah erken saatlerde yazarım. Bu bir yerde sıkıntı. Çünkü habercilikte sürat önemli olduğuna göre bazı gelişmeleri de dolaylı olarak atlıyoruz. Pazar sabahı hatta öğle saatlerinde Ziya Doğan ile yolların ayrılacağı yönündeki gelişmeler son aşamaya gelmişti. Ama arada küçük pürüzler vardı. Şekerspor maçına gideceğim diye yazımı yazdım ve çıktım. Pazar akşamı saat 10 sularında da Ziya Hoca ile yollar ayrılmıştı. Konya ve Konyaspor için hayırlısı olmuştu ama biz geç kalmıştık. Burada Ziya Hoca ile ilgili son bir şey daha yazıp bu defteri izninizle kapatmak istiyorum. Ziya Doğan Konyaspor’un şampiyon olmasında büyük rol oynamıştır. Ziya Doğan’ı yakından tanımıyorum ama dedikleri gibi doğru dürüst şahsiyetlidir. Ancak bazı şeyler zamanı geldiği zaman yapılmalıdır. Ziya Hoca’da zamanında bırakmadığı için bugün yıpranmıştır. Ama şahsen ben kendisine Konyaspor’un şampiyonluğundaki katkısından dolayı kendisine teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum. Konyaspor yönetimi de son hamlesini bir haftalık gecikme ile de olsa doğru olarak yapmıştır. Bu takımın ligde kalacağı yönünde ilk haftanın ardından ÜN TV de bir tespitte bulunmuştum. Ziya Hoca gittiğine göre bu tespitimde ve iddiamda duruyorum. Rahat olun Konyaspor bu kötü ligden düşmez. Şimdi daha akıllı olma zamanı. Hadi bakalım şimdi birlik zamanı…
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
En küçük iş en büyük nimetten iyidir
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Karayolları kavşağında otomuzun hızını kesmeyi düşündüğümüz zaman ADAM oluruz