Ersal Özkan
28 Ocak 2011 Cuma
Erdik, Erimedik, Eritmedik..
Yanmasını bilen ancak ve ancak, ermiş gerisi yalan,
gerisi hikâye
Dünya dedikleri de neymiş!
Gerçeği ise hiç bir yangın eritmez.
Cehenneme bile düşse âşık cehennem erirmiş
Belki de bu yüzden âşıklar cennetlikmiş.
(ersal özkan)
ERDİK ERİMEDİK ERİTMEDİK
Bu dimdik bir yazı
Yazgımıza muttasıl
Fıtratımız erlik üzerine
Zulümler arttıkça üstümüze
Ham bir meyveyi düşün
Mesela erik!
Düşünde hiçbir şeyin sebepsiz ermediğini anla!
Zulümler arttıkça üstümüze erdik
Kar boran mülteci yanımız. Allahümme bismike emûtü ve ahyâ.
Demeden yatılan uykularda
Düşünde gördüğünü hayra yorma
Ne kadar eksiye düşerse düşsün, garibanlığımız.
İnanıp, kardan adamlara
Önce buz tutup salkım saçak
Sonra güneş açınca gevşeyip erimedik.
Gün geldi güzel kızların bakışlarını
Gün geldi ağulu acıları
Yüreğimizi kabristan yapıp gömdük
Nefrete,
Yağmur olup yağan bombalara, inat sevdik
Ne kadar tutsalar da ateşe,
Aşk yanımızı eritmedik.
Musalla başında hepimiz erdik
cehennem olası günahkâr yanımız
Ateşlere düştük erimedik
bu sevda bitmez
nerde olursak olalım eritmedik
yani: erdik, erimedik, eritmedik.
Ya ben, ya o dedi
Kendini adam sanan
Ölümlünün biri
Seçeneklerde
Şıkkımız hep olsa da hiçbiri
Kimsesiz mi sandınız duaya açılan eli
Vallahi
Fettah oldukça
Erdik
Korkutanlara karşı Rezzak dedikçe direndik
Erimedik
Günahlarımıza karşı rahmandı o
Tövbe eritmedik
Melik
Malik bildiğimizden beri seni
Eğilmedik bükülmedik!
Yazarın Diğer Yazıları
|