Merakla beklenen asgari ücret nihayet açıklandı yılın ilk altı ayında net 629,96 tl, emekli maaşı 720 tl görünen o ki toplumumuzun büyük bir kesimini oluşturan bu vatandaşlarımız gece yataklarına aç giriyor.
Neden mi?
Bu rakamlar ne kadar gerçekse(DİE) göre 877 TL (KAMUSEN) in açıklamalarına göre ise 1,177 TLolan açlık sınırı rakamlarıda o kadar gerçektir. Bunun yanı sıramilyonlarca işsizimizi de işin içine kattığımızda olayın vahameti dahada net anlaşılmaktadır.
Bu tablo gösteriyor kiinsanlarımız gelecek umudunu kaybetmiş,kredi kartına mahkum edilmiş,borçla yaşatılan ve borcunu ödemek için adeta köle gibi çalıştırılan insanlar haline dönüştürülmek istenmektedir.
İşte böyle bir Türkiye manzarasında aç olan komşumuzdan habersiz ve duyarsız yaşıyoruz,
İşin daha da vahim tarafı o komşumuzyan komşusununyanlış siyasi tercihlerinden dolayı dün kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilirken bugün yeşil karta, bir torba kömüre, bir poşet makarnaya muhtaç hale gelmiştir.
Vatandaşlarının yeşil kart artışlarından siyaset yapan, sekiz yılda üç milyon civarındaki yeşil kartlı sayısını oniki milyona çıkmasından üzüntü duyacağı yerde bunu başarı gibi anlatan bir lider herhalde dünyada tektir.
Halbuki bizim aç olan komşu sayımızı azaltmamız gerekirken, yanlış siyasi tercihlerimizden dolayı aç olan komşu sayımızı arttırdığımızın acaba farkındamıyız?
Farkında olmadığımız gibi, pembe tablolara kanmaya, yaşadığımız gerçeklerle sanal gündem arasındaki tercihimizi bile sanal gündemden yana kullandığımızı söyleyebilirim.
Herkes kendisinin durumunun kötü olabileceğini ama komşusunun durumunun iyi olduğunu zannetmekte sorunun kendisinden veya sektörden kaynaklandığını düşünmektedir.Ama çoğunluk mutsuzdur.
Maalesef ülkemizde yaşanan olumsuzluklar sosyal dokumuzu bozmuş Türk insanının hasletleriyle bağdaşmayan olaylar gündeme gelmeye başlamıştır.
Büyükşehirlerde işsizlik güvenliği tehdit eder hale gelmiş, ama kimsenin bunusöylemeye sebeplerini tartışmayacesareti yok ,
Üretim durmuş insanların çocukları işsiz kalmış,tarım çökmüş,esnafımız köylümüz haciz kıskacına girmiş ama bunları kimse aklınabile getirmiyor.
Dış borcumuz 220 milyar dolardan 560 milyar dolara çıkmış nerde bu paralar diye soran yok,özelleştirme adına 80 yıllık birikimlerimiz yok pahasına peşkeş çekilmiş maalesef bununda hesabını soran yok.
Şu da bir gerçek ki ; bu vurdum duymazlığın,nemelazımcılığın,bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla hareket etmeninde ben normal olduğunu düşünmüyorum.
Toplum maalesef uyutulmakta,gündem sapmalarıyla,insanımızın önemli konuları düşünmesine izin verilmemekte,sorunlar halının altına süpürülmekte ve yıllar su gibi akıp maalesef kaybedilmektedir.
Tüm bu olumsuz tablonun sorumluları da,ülkeyi yöneten basiretsiz ve bilgisiz yöneticilerin yanında onlara destek veren çanak yalayıcılarla,bütün bu olumsuzlukları bildikleri halde seslerini çıkarmayan nemelazımcılardır.