Malum Mevlana haftası nedeni ile şehrimize binlerce yerli ve yabancı insan geliyor. Bu insanlar arasında bizim de tanıdıklarımız ya da şehir dışında ki bazı büyüklerimizin isteği ile misafirimiz olan konuklarımız var.
Bu yabancı insanlarla belirli sürelerde birlikte oluyoruz. Şöyle ki bizim misafirlerimiz sadece Mevlana’yı anma törenleri için gelen yada sema izleyip gidenlerden değiller. Şehirde birkaç gün kalıyorlar, şehri yöneten insanlarla randevularını gerçekleştiriyorlar, ciddi iş görüşmelerinde bulunuyorlar.
Bu insanların Konya’dan tek bir şikayetleri var. Bu da yine onların ifadesi ile ‘Konya’da korkunç bir hava kirliliği var’…
Hafta sonu İstanbul merkezli büyük bir holdingin ceosu olan konuğumuz Rusya’dan şehrimize gelmişti. Birlikte güzel bir akşam yemeği yedik. Yemek mükemmel sohbet şahaneydi. Ne yalan söyleyeyim kendisini ve arkadaşlarını saatlerce ağzı açık dinledim. Bizi uğurlamak için kaldığı otelin kapısına çıkınca ilk sözü ’Uğur’cum bu şehirde gazetecilik yaptığına göre şu hava kirliliğini yaz. Konya çok güzel bir şehir ama havası çok kirli’ diyordu. Gecenin o vakti kapının önünde onca insanı bekletip üç beş laf etmeyi kendime yakıştıramadım ‘Yazacağım. Gerçi siz okuyamayacaksınız ama sizin hatırınız için bunu yazalım’ dedim. Mahsuru yoksa açıklayayım. Bu konuklar Rixos otelde kalıyorlardı. O ceonun dediğine göre özellikle belirli saatlerde mesela gün doğarken şehrin üstünde kalın bir tabaka oluşuyormuş. Bu sis değil hava kirliliği imiş. Bu yabancı bir insanın gözlemi idi. Benim gözlemim ise şöyle. Daha kış bastırmadan Karatay’da Meram’da nefes almak mümkün değildi. Selçuklu’nun şehir kısımlarında da durum buralardan farklı değildi. Sadece Bosna, 500 Evler ve Erenköy tarafını bilmiyorum.
Yetkili etkili büyüklerimiz ister kızsın ister darılsınlar kamuoyu adına Allah korkusunu yüreğimde taşıyarak bir gerçeği bir kez daha yüksek sesle haykırıyorum ki ‘Konya’da hava kirliliği şikayeti ayyuka çıkmış durumda’ Evet büyüklerimizin yüzüne bunu kimse söyleyemiyor olabilir. Ama yerlisi yabancısı Konyalısı bile ‘Konya’da hava kirliliği var’ diyor. Rakamlar mı?.Belediye’nin rakamlarını bilmiyorum. Sorsanız temiz hatta en temiz il bile olabiliriz. Onlardan da ricam sağlık kuruluşlarının rakamlarına bakmaları olur.
Ama sonuçta bu şehirde müthiş bir hava kirliliği var.
Ne var ki artık bu iş beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Kulakları çınlasın uzun bir aradan sonra Konya’ya yeniden döndüğümde Sayın Özkafa son yılını yaşıyordu. O döneminden bu yana biz ‘Şehir’de hava kirliliği tehlikeli boyutlarda. Hastanelerden resmi ve doğru rakamları alın. Hava kirliliğine dayalı hastalıkları tedavileri ve ölümleri görün. Ona göre de insanlık ve Allah için tedbir alın’ dedikçe kötü olduk.
Ellerinden gelse şehre sokmayacaklar. (Cenab-ı Allah’ım bizi çok seviyormuş ve korudu. Nerede ise o da oluyordu)
Hani bir zamanlar heyecanla izlediğim Kurtlar Vadisinin Muro’su ‘Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine’ derdi yaaa. Ben de günde beş vakit bu içimde ki memleket sevdasına yanıyorum.
Ama bu yıl rahatım. Kendimi sürekli olumlu yönde motive etmeye çalışıyorum. Meram’da bile yürüyüş yaparken o iğrenç kokuyu soludukça kendimi teselli ediyorum.
Nasıl olsa vatandaşlar huzurlu, yöneticiler rahat.
Toplu ölümler olmadıktan sonra bizde nasıl olsa sizin gibi yaşar gideriz değil mi?
ÖZKAN ABİ’NİN SESİNİ DUYDUK
Sayın Özkan Öksüz Bey aradığı zaman İstanbul’da idim. Yıllardır Sayın Özkan Öksüz ile sınırlı ama saygılı bir ilişkimiz vardır. Çok nadir olmasına rağmen bu ilişkiden kendisine ‘abi’ diyecek bir samimiyeti bile bulmuşumdur. İşte Sayın Özkan Bey o nadir aramalarından birini yaptığında kendisi ile ilgili olarak aylar önce bir sağlık ocağı yazısından söz ediyordu. Ne yalan söyleyeyim her gün yani yılın 365 günü yerel yazı yazmaya çalışan bir gazeteci olarak değil o yazıyı o konuyu bile hatırlayamadım. Ama Sayın Öksüz uzun süredir yurt dışında olduğu için bizim yazılarımızı ancak geçen hafta içerisinde takip ettiğini ve o yazı ile ilgili olarak da söz konusu olan sağlık ocağından çok şikayet geldiğini vatandaşın bir iğne bile yaptıramadığını filan söyledi. Söz savunmasın ise Sayın Özkan’da aylar sonra işte bize bunları söylüyordu.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Bir çığlık bir çığ meydana getirirmiş
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Trafikte kendimize yapılmasını istemediğimizi biz başkasına yapmadığımız zaman ADAM oluruz