Miras...



Miras...
24  Ekim  2010  Pazar

Evladınıza bırakacağınız en büyük miras nedir?

Bayramdan bu yana Pazar yazılarımızın stratejisini değiştirdik?. İnşallah yeni halimizden memnunsunuzdur. Allah için şimdilik bir şikayet gelmiyor sıkıntı da yok gibi. Bizde bu durumun rahatlığı içerisinde devam ediyoruz. Yine dikkatli okurlarımız fark edeceklerdir Pazar yazılarımızın çoğunluğunda bankacı dostum Selim Mıhoğlugil’in ismini kullanıyor ve onun bana gönderdiklerini sizlerle paylaşıyorum. Kendisine bizi bilgilendirdiği yeni yeni dersler hikayeler gönderdiği için de teşekkür ediyorum.

Selim bu maili gönderdiği sabah gerçekten ağlamıştım. Çünkü o bizlere ders olsun diye anlatılan bir hikayede olsa ben şahsen bazı şeylerin doğruluğuna inanırım. Hadi gelin bu güzel Pazar sabahında bu güzel hikayeyi birlikte okuyalım. 

………………

 "Bir gün toplantıya gideceğim. Baktım geç kalma ihtimalim var, bindim bir taksiye, muhabbetçi bir arkadaş. O anlatıyor ben dinliyorum. Tam işyerinin önüne geldik. Ankara'da Bakanlıklar. Diyelim ki. taksi parası 9.75 TL tuttu, ben 10 TL uzattım. Hani hepimizin yaşadığı sahne vardır ya, taksici üstünü arıyormuş gibi yapar, siz de para üstünü alabilmek için bir ayak dışarıda, inmemek için debelenirsiniz. Tam o sahne olacak. Şoför, para üstü var mı diye aranmaya başladı.

"Üstü kalsın kardeşim" dedim.

Döndü bana doğru

"Vaktin var mı ağabey ?" dedi.

"Evet" dedim (tek ayağım hala dışarıda)

Dörtlülere bastı, trafik dört şerit akıyor, indi araçtan. Önde bir büfe var. Gitti oraya, bir şeyler konuşup geldi. Bana 25 kuruş uzattı. Belli ki para bozdurmuş.

"Birader" dedim,"9.75 değil, 10.50 yazsa ister miydin benden 50 kuruş?"

-Ne alacağım ağabey 50 kuruşu

-Peki niye gittin 25 kuruş için o kadar uğraştın üstü kalsın demiştim.

Döndü bana, attı kolunu arkaya :

-Vaktin var mı abi?

-Var

-Çek kapıyı o zaman

Muhabbetçi bir taksici ile karşı karşıyayız.

5 dakika konuştuk. İngiltere'de profesörümden, bilmem kiminden eğitimler aldım. O taksicinin 5 dakikada öğrettiklerini, İngiliz hocalar haftalarca verdikleri derslerde öğretemediler.


Yaşarlarken kıymetlerini bilemediğimiz dahası düşünemediğimiz annemiz babamız büyüklerimiz için onları kaybettikten sonra pişmanlık duygusu yaşamak istemiyorsak onları lafla değil yüreğimizde kaybetmeden kazanmayı bilmeliyiz. Şükürler olsun ki annem ve babam sağ ve her gün onları göremesem de seslerini duymadan işe başlamam. Büyüklerimizin kıymetini anlamaya çalışırken onların her bir cümlesinin gerçek bir hayat dersi olduğunu da unutmamalıyıyız.
 

“Ağabey biz Keçiören'de 5 kardeşiz. Babam amele idi, günlük yevmiyeye giderdi, artık inşaat falan bulursa çalışır gelir, o gün iş bulamamışsa, biz eve gelişinden, yüzünden anlardık. Durumumuz hiç iyi olmadı. Akşam yer sofrasında yemek yerdik. Yemek bitince babam bize "Durun kalkmayın" derdi. Önce dua ederdik sonra babam bize sofrada konuşma yapardı.

“Aha" dedim,"Bizim meslek", seminerci.

- Ne anlatırdı baban

- Hayatta nasıl başarılı olunur? 

O gün inşaata çağırmazlarsa eve para getiremiyor, sonra çocuklara hayatta başarı teknikleri anlatıyor.

-Babam işe gidince büyük ağabeyimiz onu taklit ederdi, delik bir çorapla pantolonun ceplerini çıkarır, dört kardeşi karşısına alıp "Dürüst olun, evinize haram lokma sokmayın" diye anlatırken, biz de gülerdik. Annem kızardı,"Babanızla alay etmeyin. O, hem dürüst hem de çalışkandır" derdi. Yan evde iki kardeş var, onların babası zengin. Babaları birahane işletiyor, ama adamda her numara vardı, kumar falan oynatırdı. Bizim yeni hiç bir şeyimiz olmadı, hep o ikisinin eskilerini kullandık. O amca mahalleden geçerken biz 5 kardeş ayağa kalkardık, çünkü bize bahşiş verirdi. Babam eve gelince ayağa kalkmazdık. Çünkü hediye, para falan hak getire. Ağabey biz babamı kaybettik. Altı ay içinde yandaki baba da öldü. Yanda ki baba iki çocuğa 5 katlı bir apartman, işleyen birahane, dövizler ve araziler bıraktı. Bizim baba ne bıraktı biliyor musunuz?

-Ne bıraktı ?

-Bakkal veresiyesi ve konuşmalarını bıraktı : "Evladım işinizi dürüst yapın, hakkınız olmayan parayı almayın..."falan filan. Abi aradan 15 yıl geçti, diğer 2 kardeş cezaevindeler, ne ev kaldı ne birahane. Ailesi dağıldı.

Biz 5 kardeş, beşimizin Keçiören de taksi durağında birer taksisi var hepimizin birer ailesi, çoluk çocuğu, hepimizin birer dairesi var. Geçenlerde büyük abimiz bizi topladı ve dedi ki :

"Asıl mirası  bizim baba bırakmış."

Hepimiz ağladık. 5 kardeş taksiciliğe başladığımızdan beri, taksimetrenin yazmadığı 10 kuruşu evimize sokmadık. Her şeyimiz var Allah'a şükür.

Çok duygulandım, veda ettim, tam ineceğim :

-Dur ağabey, asıl bomba şimdi.

-Nedir bomban ?

-Nerede oturuyoruz biliyor musun ? O iki kardeşin oturduğu 5 katlı apartmanı biz aldık. 5 kardeş orada oturuyoruz.

Evladınıza ne araba bırakırsınız, ne ev, ne de başka bir miras. Evlada sadece değer kavramları bırakırsınız. Bakın iki baba da evlatlarına değer kavramları bırakmışlar.


 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Gülmesini bilmeyen dükkân açmamalı

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hastalık haline gelen TV dizi alışkanlıklarımızı normal hayatta alışkanlık haline getirmediğimiz zaman ADAM oluruz

11180 kez okunmuştur. Sayfayı Yazdır


Yazarın Diğer Yazıları
Rektör Süleyman
Bir Kerecikten Bir Şeycik Olmaz
Bunlar Mangal Kömürü Dumanı
Sema
Mevlana Filmi!
Konya’nın Temiz ve Kirlisi
Konyalı’nın Uçak Şansızlığı
Mhp
Yol ve Okul...
Türk Olmak!
Eğitim İşığı
Mhp...
Hükümet Meydanı’nın Arka Yüzü
Sgk...
Anlamlı Bir Hikâye
Üniversite Toki Yolu
Beklerim
Öğretmeni Bile Ağlatan Zihniyet
Özkan Öksüz...
Mutlu Ailenin Sırrı...






KÖŞE YAZARLARI

ÜYELİK SİSTEMİ
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum | Üye Ol

GÜNDEMDE ÖNE ÇIKANLAR

HAFTALIK ÇOK OKUNANLAR

Mayıs2012 Haberleri
  Pz  Pzt  Sa  Ça  Pe  Cu  Cmt  
0102030405
06070809101112
13141516171819
20212223242526
2728293031


Sitemizde Aktif

kişi gezmektedir.


Konya Haber 42 © 2006-2008 Tüm hakları saklıdır. / KONYA
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Rss Akışı