İstanbul’dan Meram’ı düşleyen doktor ve Aksaraylı Recep Konuk(!)
Hafta boyunca yöneticilerimizin kulaklarını çınlatarak şehrin insanını rahatsız eden bazı konuları köşemize taşıdık ve yine yoğun bir hafta yaşadık. Hafta sonunu rehaveti içerisinde kimseyi üzmeyecek hatta dostları hatırlatacak iki güzel insandan söz etmek istiyorum. Önce bu şehirde doğup büyüyen bugün görevi gereği İstanbul’da yaşayan ancak her anı ile Konya özlemini yaşadığına inandığımız dostumuz Doktor Kenan Onsun’un Meram ile ilgili güzel bir tespitini sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Uğur Bey, Meram yazınızı okurken hüzünlenmedim dersem yalan olur. Sanırım artık bağ falan kalmadı. Bari tarihini bilelim. Altınapa'dan çıkıp Uluırmak'ta son bulan Meram Deresi'nin suladığı Meram Bağları ikinci haçlı seferlerinde haçlı ordusunun pek güzel ve sağlıklı bulup konakladığı bağlardır. Evliya Celebi Seyahatname'sinde Meram Bağları'ndan övgüyle bahsetmiş, hatta Anadolu'nun başka yerlerindeki güzel bağlık alanları da Bag-ı Meram diye adlandırmıştır.Gedavet rüzgârı Meram Bağları'ndan doğar ve güneybatıya doğru şehri serinletirdi. (halen esiyor mu bilemem).
Asıl vurgulamak istediğim sadaka taslarıdır.
Eskiden, ta Selçuklu zamanından beri Konya'nın güzel bir adeti vardı. Fakirlere yardım etmek isteyenler onları mahcup etmemek için vereceklerini şehrin muhtelif yerlerine yerleştirilen sadaka tasları üzerine koyarlardı. Akşam ezanından sonra el ayak çekilmişken fakirler gider ve kimseye görünmeden bu taşlar üzerindeki sadakayı alırlardı. Yani atalarımız sadakayı tam da usulüne göre ve gösteriş yapmadan verirlerdi. İste bu sadaka tasları zaman içinde sokulup atıldı. Sonuncusu Meram Köprüsü üzerinde, hemen hamama yakın yerdedir (umarım restorasyonlar- bu kelimeyi de pek sevmiyorum ama tam karşılığını bulamadım- sırasında o da katledilmemiştir.) Bayramın yaklaştığı şu günlerde, siz de Meram'dan bahsetmişken birden aklıma geldi.Güzel yazılarınızda buluşmak üzere iyi günler dilerim’ Hassasiyetiniz için teşekkür Sayın Kenan Onsun. Ama o taşı bende arayacağım. Bulma umudum yüzde 1…
Halen İstanbul’da görev yapan Konyalı bir doktorumuzun Meram ve güzel adetlerimiz geleneklerimiz ile ilgili özlemini okurken geçmişi ve günümüzü şöyle bir hayal ettik. Hayal yolculuğunda inşallah işler bizim tahminiz gibi olmaz. Çünkü bizler kaybedelim yanılalım ama Meram kazansın…
“BEN DE AKSARAY’IN
RECEP KONUK’U OLACAĞIM”
Geçtiğimiz aylar içerisinde bazı dostlarımız ile bir yurt dışı seyahati yaptık. Bu gezide Aksaraylı Eskil’de başta süt hayvancılık ve tarım olmak üzere bu işlerle uğraşan ayrıca bir de kooperatif başkanlığı görevini sürdüren Ramazan Yarar isimli bir arkadaş ile tanıştık. Bu tanışıklık kısa sürede samimi bir dostluğa dönüştü. Tabii bizim de Konya’dan bir gazeteci olduğumuzu öğrenen bu genç heyecanlı idealist arkadaş önce kibarca ‘Abi yaşım daha çok genç. Ben de tarımda hayvancılıkta büyük işler yapacağım. Sen beni bir daha gördüğün zaman benim Aksaray’ın Recep Konuk’u olduğumu göreceksin’ demesi çok hoşuma gitmişti. Gel zaman git zaman bu arkadaşımız her telefon görüşmesinde ‘Ben Aksaray’ın Recep Konuk’u diye kendisini tanıtıyor’ benim güldüğümü fark edince de kızıyor ‘Bak abi göreceksin daha çok gencim. Burada bizim arkadaşlarımız ile çok büyük projelerimiz var. Sütte şöyle yaptık, hayvancılıkta böyle yaptık….’ diye anlatıyordu. Geçen günde böyle bir konuşmanın ardından bu iş benimde hoşuma gitti. Demek ki artık illerde ilçelerde bizden bir isminde idol olarak yaşatılması yaşanması insanın gururunu okşuyordu. Son olarak bizim Eskilli Ramazan’a bir söz verdim. Bu söze şehrimizin tanınan bilinen isimlerinden bir abimiz Necati Loras da şahit oldu. Eğer Eskilli Recep Konuk verdiği sözleri tutar, işini geliştirir, hayallerini gerçekleştirmeye başlarsa ben de gidip oralarda ona basın desteği vereceğim.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Gerçek başarı başarısız olma korkusunu yenmektir.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Araçlarının üzerinde …… Sürücü Kursu yazılı sürücüler sola dönme sinyali verip yolun sağına geçmedikleri zaman ADAM oluruz.