Yaklaşık 8 yıldır terörün,işsizliğin,yolsuzluğun ve yoksulluğun bir numaralı sorumlusu olduğunu unutarak, sanki siyasette yeni başlamış bir siyasetçimantığıylamiting,miting,toplantı,toplantı gezen sayın başbakan,Terör ve işsizlikten yangın yerine döndürdüğü ülkemizin gerçeklerini göz ardı edip pişkince bulutların üstünde gezmektedir.
AKP ve yandaşları haklarında açılan yolsuzluk dosyalarını 8 yıldır unutturmak,yeni yasa ile bir daha açılmamak üzere örtmek
istemekte,İcraatlarıyla ilgili hesap vermekten kurtulmanın yollarını aramakta,yargıyı kontrol altına almaya çalışmaktadır.
Bu paketin içerisinde ülke yararına,millet yararına,işsizliği çözecek,Terörü bitirecek,türban sorununu halledecek ,katsayı problemine,yök kanununu düzenleyecek bir çözüm bulan varsa söylesin.
Bu pakette,dokunulamaz,hesap sorulamaz,yargılanamaz bir sivil dikta özlemi,Devleti akp leştirme çabaları vardır.
Aslında 8 yıllık süre içerisinde büyük çoğunlukta bunu halletmiş bir iktidarın yargı bağımsızlığını ortadan kaldırıp yandaş hakim,yandaş savcı yaratma gayretleridir.
Yandaş medya oluşturup yaklaşık medyanın % 60 ını elinde bulunduran iktidar % 30 unu ise baskıyla susturma yoluna gitmiş % 10 u ise çeşitli bahanelerle cezaevlerine göndermiştir.
İktidar 8 yıllı süre içerisinde kendi yandaş sermayesini oluşturmuş,iktidara geldiklerinde dört dolar milyarderi olan ülkemizde,yandaşlardan oluşan 36 dolar milyarderi yaratılmıştır.
Yandaş valiler,kaymakamlar yaradılmış ülkemiz insanı muavinlik yapan valilerin öncülüğünde kömür nakliyecilerinide görmüştür.
Devlet daireleri yandaş personelle donatılmış,miting günleri izinli olan ve mitinglerde kalabalık oluşturmak için işlerini bırakıp giden personele bu iktidar döneminde rastlanmıştır.
Bütün bunlar 8 yıllık dönemde partizanlığın ne boyuta geldiğinin küçük örnekleri olarak yaşanırken,şimdi hedef anayasadır.iktidarın kendi yargısını oluşturma çabalarıdır.
Vatandaşlarımız bu gerçekleri göz ardı etmeden iyi düşünüp karar vermeli, sadece evet-hayır oyunu oynar gibi hareket etmemelidir,
Çünkü; anayasalar toplumun tümüyle yapılan sözleşmelerdir.
Değiştirilemez metinler değildir, değiştirilmelidir de, ama Sadece yaşayanları değil,dünyaya gelmemiş geleceğimizide ilgilendiren böyle önemli bir konunun uzlaşmayla yapılması şarttır.
Sonuç olarak;Vatandaşlarımız sadece dayatmayla yargının bir siyasi partinin eline geçmesine izin vermemeli.